Nerde o eski Ramazanlar diye söylenmenin vakti mi geldi yoksa yaş kemale erdi de eskiye özlem mi çoğaldı? Uzun yaz günlerinde güneşin kavurucu sıcağında sırf Hz. Allah’ın rızası için tutulan oruçlar… İftarında yiyecekten çok içecek çeşidinin fazla olduğu iftar sofraları… Ezanı, sevgilinin gelişi gibi hasretle beklenen vuslat saatleri…

Oruç dedik ya sadece aç, susuz kalmak mıydı yoksa önünde envai çeşit nimet varken nefse hakim olma mıydı? Elbette ki aç kalmak değildir oruç. İnsanın orucunu aç emri gelmeden eline, diline, beline hakim olmanın adıydı. Komşusu açken tok yatan bizden değildir hadis-i şerifinin muhatabı olan bizler az ötemizdeki Gazze’yi, Doğu Türkistan’ı, Myanmar’ı, Suriye’yi zulüm, işkence altındaki tüm dünya insanlarını biraz da olsa anlayabilmenin adıdır oruç. İftar sofralarında bir yetimi ağırlayabilmektir. Aylarca evine et giremeyen bir aileye sofranda yer verebilmektir. Alan el değil veren el olmaya niyet etmektir oruç. Sadece mideye değil bedendeki en önemli uzva ‘’dil’e’’ sahip çıkabilmektir.

Hemen ötede Hafız-ı Şirazi merhuma kulak vermektir.

‘’Mebaş der-pey-i azar-u herçi hahi kon

  Ki der şeriat-i ma gayr ez-i günahi nist.’’

İnsanları incitme peşinde olma da ne yaparsan yap çünkü bizim şeriatımızda bundan daha büyük bir günah yok. Ne güzel de söylemiş merhum. Mideyi sabahtan akşama kadar açlığa talim edipte bir sözünle incitme diyor yaratılmış her ne var ise kainatında.

 Ramazan biraz da bu yüzden gelir evlerimize. Yıl boyu işlediğimiz bütün kebairlerin bir telafisi gibi bir özür bir affedilme vesilesi gibi… incitmemeye talip olmak için gelir hanelerimize, yüreklerimize.

 İnsanoğlunun anatomisinde vardır açken halsizdir, daha bir kendiyle meşguldür. Bu yüzdendir ki insan oruçluyken çok rahat tefekküre dalabilir. Tefekküre dalıp asıl yaratılış gayesinin farkına varabilir. Oruç bu yüzden mühimdir, bu yüzden kıymetlidir.

 Gelin hep beraber niyet edelim her şey bir anda değişmez elbette ama İbrahim a.s su taşıyan karınca misali nerde durduğumuzu, duruşumuzu belli edelim. Arafta kalmanın çaresizliğinden Bir olana sığınalım. Sahurumuza incitmemeye niyet ederek oturalım, incitmeden açalım iftarımızı. Sıcak pidenin buğusuyla yumuşasın kalplerimiz. Teravih namazlarıyla şahlansın. Niyeti halis olanın yardımcısı Allah’tır. Tüm İslam aleminin Ramazan-ı Şerif’i hayırlara vesile olsun. Bütün mazlum coğrafyalardaki zulmün yok olmasına rehber olsun. Gelişi bizlere müjdeler olsun, hoş geldin on bir ayın sultanı.