Espressolab Kimin? Kuruluş ve Sahiplik Yapısı

Espressolab, 2014 yılında Esat Kocadağ tarafından İstanbul’da kuruldu. Marka, Kocadağ Ailesi Şirketleri bünyesinde yer alıyor ve bu aile, Türkiye’de daha çok Sütiş markasıyla tanınıyor. Esat Kocadağ, Sütiş’in kurucusu Mevlüt Kocadağ’ın oğlu ve ailenin üçüncü kuşak temsilcilerinden biri. Şirketin yönetiminde Esat Kocadağ ön planda olsa da, ağabeyi Emre Kocadağ ve dayısı Arif Kocadağ ile eşit ortaklık yapısına sahip olduğu biliniyor. Kocadağ Ailesi, gıda sektöründe uzun bir geçmişe sahip; Sütiş’in temelleri 1953’e kadar uzanıyor ve aile, tatlıcılıkla başlayan işlerini kahve sektörüne taşımış durumda.

Espressolab’ın ilk şubesi, Esat Kocadağ’ın öğrencisi olduğu İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin Santralİstanbul kampüsünde açıldı. Başlangıçta 300 bin TL’lik bir sermaye ile yola çıkan marka, üniversite ortamında genç bir kitleye hitap ederek ilk adımlarını attı. Bu başlangıç, markanın hedef kitlesini şekillendirmede önemli bir rol oynadı.

Nasıl Kuruldu? İlk Adımlar ve Vizyon

Espressolab’ın kuruluşu, Esat Kocadağ’ın yurtdışında gözlemlediği kahve trendlerini Türkiye’ye taşıma isteğiyle şekillendi. 1985 doğumlu Kocadağ, İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Fakültesi’nden mezun olduktan sonra, aile işinde edindiği deneyimi yeni bir alanda kullanmaya karar verdi. Sütiş’te yaz tatillerinde çalışarak sektöre adım atan Kocadağ, kahve zinciri fikrini geliştirirken global standartları yerel pazara uyarlamayı hedefledi. İlk şube, küçük ölçekli bir kafe olarak açıldı ve kahve çekirdeklerinin seçimi, kavurma teknikleri ve barista eğitimine odaklanıldı.

Marka, Türkiye’de üçüncü dalga kahve akımını benimseyen öncülerden biri olarak konumlandı. Bu akım, kahvenin üretiminden sunumuna kadar her aşamada kalite ve şeffaflığa vurgu yapıyor. Espressolab, bu doğrultuda kendi çiftlik sütünü kullanma gibi farklı bir yol izledi. Kırklareli’nin Vize ilçesinde 50 dönümlük bir arazi üzerinde kurulan çiftlikte, 600’den fazla büyükbaş hayvanla günlük süt üretimi yapılıyor. Bu süt, UHT yerine taze olarak mağazalarda kullanılıyor ve markanın üretim sürecinde kontrolü elinde tutmasını sağlıyor.

Nereden Nereye Geldi? Büyüme Süreci

Espressolab, 2014’teki mütevazı başlangıcından sonra hızlı bir büyüme gösterdi. İlk yıllarda Türkiye içinde şube sayısını artıran marka, kısa sürede yurtdışına açıldı. 2018 itibarıyla Mısır, Bosna Hersek, Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkelerde şubeler açıldı. 2025 Mart ayı itibarıyla Türkiye, Almanya, Portekiz, Mısır, Katar, Ürdün, Fas, Güney Afrika, Birleşik Arap Emirlikleri, KKTC ve Irak’ta toplam 335 şubeye ulaştı. Şirket, 2024’te bu sayıyı 400’e çıkarmayı planladığını duyurdu.

Büyümenin bir diğer önemli adımı, 2022’de İstanbul Merter’de açılan Espressolab Roastery oldu. Türkiye’nin ilk karton fabrikası olan 6 bin metrekarelik bu alan, 50 milyon TL’lik yatırımla dönüştürüldü. Roastery, kahve kavurma merkezi, kafe, fırın, kokteyl bar, konferans salonu, workshop alanı ve ofislerden oluşan bir kompleks olarak hizmet veriyor. Günlük 10 bin müşteri kapasitesine sahip bu merkez, markanın kahve üretimini aylık 35 tona çıkardı. Şirket, burada kahve çekirdeklerini kavuruyor ve hem kendi şubelerine hem de misafirlerine sunuyor.

Espressolab, yurtdışında da dikkat çekti. Almanya’da bir üretim tesisi yenilenerek faaliyete geçirildi ve Fas’ta eski başbakan Aziz Akhannouch’un sahibi olduğu Akwa Group ile iş birliği yapıldı. Bu ortaklık, Fas’taki 13 şubenin yanı sıra Kuzey Afrika’da genişleme planlarını destekliyor. Ayrıca, Portekiz’de golden vize programına uygun franchise modeli geliştirildi.

Neler Yaptılar? Çalışmalar ve Projeler

Espressolab, kahve sektöründe fark yaratmak için çeşitli projeler yürüttü. Kahve çekirdeklerini Etiyopya, Kolombiya, Brezilya, Ruanda, Guatemala ve Kenya gibi ülkelerden temin eden marka, yerel çiftçilerle iş birliği yapıyor. Sürdürülebilirlik adına, kahve çuvallarını geri dönüştürerek çanta üretiyor ve bu çantaların satışından elde edilen geliri Kenya, Etiyopya ve Ruanda’daki kadınların sosyo-ekonomik gelişimine destek için kullanıyor.

Marka, kendi çiftlik sütünü kullanan tek kahve zinciri olduğunu iddia ediyor. Kırklareli’deki çiftlikte üretilen süt, mocha çeşitlerinde gerçek Belçika çikolatasıyla birleştirilerek sunuluyor. Ayrıca, Roastery’de uzman baristalar ve dünya barista şampiyonları tarafından kahve workshopları düzenleniyor. Bakery bölümünde ise kahveye eşlik eden ürünler için ünlü şeflerle iş birliği yapılıyor.

Espressolab, Türkiye’de franchise modeliyle büyüyor. 2022’den sonra şube açma hızı artarak neredeyse her üç günde bir yeni mağaza açılır hale geldi. Franchise sahiplerine 700 bin TL isim hakkı bedeli ve %5 ciro payı talep ediliyor. Şirket, Türkiye’de günlük 150 bin kişinin şubelerini ziyaret ettiğini belirtiyor.

Ödüller ve Tanıma

Espressolab, sektörde bazı ödüller aldı. Marketing Türkiye’nin düzenlediği The One Awards’ta 2022’de kafe kategorisinde en itibarlı marka seçildi. Ayrıca, The Hammers Awards’ta en iyi mağaza deneyimi kategorisinde altın ödül kazandı. 2024’te ise aynı ödüllerde “En İyi Mobil Pazarlama Ekibi” ve “Hayvan Hakları Alanında En İyi Ekip” kategorilerinde iki ödül aldı.

Nereden Nereye: Rakamlarla Espressolab

Erdoğan önermişti! AK Parti'de çalışmalar başladı Erdoğan önermişti! AK Parti'de çalışmalar başladı

Kuruluş Yılı: 2014

İlk Sermaye: 300 bin TL

Şube Sayısı (2025): 335 (11 ülkede)

Hedef Şube Sayısı (2024 Sonu): 400

Roastery Yatırımı: 50 milyon TL

Günlük Müşteri (Türkiye): 150 bin

Kahve Kavurma Kapasitesi: Aylık 35 ton

Espressolab, bir üniversite kampüsünden başlayarak 10 yılda global bir zincire dönüştü.

Espressolab’e Hükümet Desteği Tartışmaları

Espressolab’in Türkiye’deki hızlı büyümesi ve uluslararası alandaki genişlemesi, zaman zaman markanın hükümetle ilişkileri hakkında spekülasyonlara yol açtı. Kamuoyunda, özellikle sosyal medyada, Espressolab’in hükümet desteğiyle büyüdüğüne dair iddialar öne sürülüyor. Bu iddialar, markanın bazı siyasi figürlerle bağlantıları üzerinden şekilleniyor.

Örneğin, 2020 yılında Aya Sofya'nın ibadete açılmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli’nin bir Espressolab şubesinde kahve içmesi, markanın hükümetle yakın ilişki içinde olduğu iddialarını sosyal medyada arttırdı. Bu olay, sosyal medyada geniş yankı buldu ve bir gencin “Cuma namazından sonra arkadaşlarla Espressolab’de kahve içtik” paylaşımıyla dikkat çekti.

Bunun yanı sıra, Espressolab’in üniversite kampüslerinde ve büyük şehirlerdeki yaygınlığı, bazı kesimler tarafından hükümetin markaya özel imkanlar sağladığına dair yorumlara neden olurken markanın kurucusu Esat Kocadağ, bu iddiaları reddediyor. Kocadağ, Espressolab’in herhangi bir siyasi destek olmadan, tamamen Kocadağ Ailesi’nin kendi sermayesiyle büyüdüğünü belirtiyor. 24saatgazetesi